FETÖ’nün infaz listesi deşifre oldu! İşte 50 kişilik o liste !

HARUN SEKMEN / İSTANBUL – Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)’ne bağlı bir grup cuntacı askerin kalkıştığı kanlı darbe girişiminin ardından tüyler ürperten iddialar da gündeme gelmeye devam ediyor.

Aydınlık gazetesi yazarı Sabahattin Önkibar, yazısında kanlı terör örgütü FETÖ’nün darbe girişiminin başarılı olması durumunda öldürmeyi planladığı 50 kişilik listeyi açıkladı. Siyaset, iş ve medya dünyasından önemli isimlerin olduğu listenin 1 numarasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yer alıyor. Mevcut hükümet kabinesinden Başbakan Binali Yıldırım dâhil birçok bakan ismi de listede yer alıyor.

LİSTEDE ÖNEMLİ KİŞİLER VAR

Ülkeyi kaosa sürüklemek isteyen ihanet şebekesinin hazırladığı ileri sürülen listede Akit Medya Grubu İcra Kurulu Başkanımız Mustafa Karahasanoğlu ve yazarlarımız Latif Erdoğan ve Nurettin Veren de yer alıyor. Gazetecilerin ağırlıklı olduğu listede ES Medya Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Ahmet Hakan Coşkun, Hüseyin Gülerce, Uğur Dündar ve Turgay Güler gibi isimler de bulunuyor.

İŞTE 50 KİŞİLİK O İNFAZ LİSTESİ

Recep Tayyip Erdoğan, Binali Yıldırım, Efkan Ala, Hakan Fidan, Berat Albayrak, Melih Gökçek, Bekir Bozdağ, Süleyman Soylu, Mehmet Yılmaz, Naci Ağbal, Çağatay Kılıç, Mustafa Varank, Recep Akdağ, Faruk Çelik, Mehmet Görmez, Devlet Bahçeli, Doğu Perinçek, Ümit Özdağ, Türker Ertürk, Haydar Baş, Ümit Kocasakal, Uğur Dündar, İrfan Fidan, Mustafa Çalışkan, Celalettin Lekesiz, Şamil Tayyar, Ahmet Zeki Üçok, Ethem Sancak, Okan Bato, Soner Yalçın, Osman Gökçek, Mehmet Kılıçlar, Mehmet Metiner, Ali Erdoğan, Sabahattin Önkibar, Nurettin Veren, Serhat Albayrak, Turgut Aslan, Ahmet Hakan Coşkun, Hanefi Avcı, Nedim Şener, Hüseyin Gülerce, Rasim Ozan Kütahyalı, Salih Tuna, Sabri Uzun, Mustafa Karahasanoğlu, Cem Küçük, Ferit İlsever, Turgay Güler, Latif Erdoğan.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Abdullah Gül çıkışı!

Abdullah Gül’ün aday olup olmayacağıyla ilgili soruya Cumhurbaşkanı Erdoğan, “5 Mayıs’ta meydanda kim olacak göreceğiz. Benim öyle bir derdim yok” diyerek cevap verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Abdullah Gül çıkışı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, grup toplantısının ardından 24 Haziran seçimleri ile ilgili konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adaylık konusunda Abdullah Gül’ün ismi çok zikrediliyor” sorusu üzerine, “Benim hiç öyle bir problemim, öyle bir derdim yok. 5 Mayısta meydanda kimlerin olacağı; hepsi çıkacak. Dolayısıyla biz de çıkanları göreceğiz ve yolumuza devam edeceğiz. Biz her şeyimizi, senaryomuzu vesaire, kendimize göre belirleriz, karşımızdakiler kendilerini bize göre ayarlasın.” dedi.

GÜL- DAVUTOĞLU GÖRÜŞMESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün akşam gerçekleştiği iddia edilen Abdullah Gül – Ahmet Davutoğlu görüşmesine ilişkin ise ‘bilmiyorum’ yanıtını verdi.

15 VEKİL ELEŞTİRİSİ

CHP’den İYİ Parti’ye geçen 15 milletvekili ile ilgili olarak ise Erdoğan, “Gidip o tarafta oturmadılar. Madem İYİ Parti’ye geçtiler niye oturmuyorlar” dedi.

CHP İle Birleşen Meral Akşener’in Bu Konuşması Hızla Yayılıyor!!

İYİ Parti’nin seçimlere katılabilmesi için ihtiyacı olan 15 vekil takviyesi CHP tarafından yapıldı. Bu eylem, Meral Akşener’in toplantılarda söylediği “Sırf aday olabilmek için grup kurmak gibi bir abidik gubidik işimiz olmayacak” sözlerini akıllara getirdi.

İyi Parti’nin CHP’den 15 vekil alarak Meclis’te grup kurma yolları araması akıllara Meral Akşener’in ‘Grup kurmak için abidik gubidik işler yapmayacağız’ sözlerini getirdi. Akşener’in CHP’li vekillerin partisine geçmesinden sonrasında “Kılıçdaroğlu’nun adımı her türlü takdirin üzerindedir” açıklamasını yapması dikkatlerden kaçmadı.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri için CHP-İyi Parti ittifakı, CHP’den 15 vekilin Kılıçdaroğlu tarafından istifa ettirilerek İyi Parti’ye geçmesiyle yeni bir boyut kazandı.

İyi Parti’nin, CHP’nin geçtiği 15 vekillik torpille Meclis’te grup kurma çalışmaları akıllara, Meral Akşener’in Mart 2018’de yaptığı konuşmayı getirdi. Akşener konuşmasında 100 bin imza ile aday olacağını söylerken, “Grup kurmak için abidik gubidik işler yapmayacağız” demişti.

15 vekilin CHP’den istifa ederek, İyi Parti’ye geçmesinden sonra Meral Akşener “Kılıçdaroğlu’nun adımı her türlü takdirin üzerindedir” ifadelerini kullanması da dikkatlerden kaçmadı.

Kılıçdaroğlu ve Akşener’in kararına, CHP’den de itiraz sesleri yükseliyor. CHP’li İlhan Cihaner, Twitter üzerinden karara tepki göstererek, “ÖDP, TKP ve DSP için de 20’şer vekil isteriz” demişti.

Hükümet tepkili: Siyasi ahlaksızlığın son örneği

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bozdağ, 15 CHP milletvekilinin İyi Parti’ye geçmesine ilişkin “Bu, siyasi ahlaksızlığın en yeni ve en son örneğidir; açık bir siyasi mühendisliktir. Bu kirli ve ahlaksız icraatıyla CHP yönetimi, Cumhuriyetin kurucu partisi CHP’yi bir başka partiye stepne yapmıştır.” ifadelerini kullandı.

CHP-İyi Parti ittifakı akıllara Akşener’in ‘abidik gubidik’ açıklamasını getirdi

Bugün, “Ortak tuzak kurdular, boşa çıkarıldı. Kılıçdaroğlu’nun adımı her türlü takdirin üzerinde.” açıklamasında bulunan Meral Akşener 11 Mart’ta Kayseri’de “Biz şartlı, şurtlu, insanlarla el sıkışıp, sırf aday olabilmek için grup kurmak gibi bir abidik, gubidik işimiz olmayacak. 100 bin imza ile çıkacağız yola.” ifadelerini kullanmıştı.

İŞTE O KONUŞMA:

AMAN DİKKAT! Gece Sık Sık Tuvalete Kalkanlar MAALESEF…

Doktoruma sordum neden insanlar geceleri bu kadar çok idrara kalıyor diye kalp doktorum bana çok ilginç bir yanıt verdi.

Yer çekimi vücuttaki suyu vücudun alt kesimlerinde tutuyor, bu nedenle ayaktayken ayaklar şişiyor..Yatar konumdayken ayaklara giden su böbreklerin seviyesine gelmekte ve buda böbreklerin suyu atımını kolaylaştırmakta.

İşte bu nedenle az da olsa içilecek olan su ile vücudunuz biriken toksinleri atmaya çalışacaktır.İçeceğiniz suyunda zamanı varmış, sabah kalktığınızda içeceğiniz iki bardak su tüm iç organlarınızı aktive etmeye yarayacaktır.

Yemeklerden yarım saat önce bir bardak su hazmı kolaylaştıracaktır.Banyo yapmadan önce bir bardak su tansiyonun düşmesine neden olmakta.Yatmadan önce bir bardak su kalp krizini ve bacaklara kramp girmesini önlüyormuş.

Temmuz 29, 2008 de yayımlanan Mayo klinik dergisinde ise şu bilgilere rastlanmakta.

Genelde kalp krizleri sabah 6 ile öğlen arası oluyormuş. Gece olan kalp krizleri ise geceleri kalp istirahatta olduğundan olağan dışı olarak sayılırmış.Somers ve arkadaşları bu olayı uyku apnesine bağlamak için yıllardır uğraşmaktaymış.

Eğer günde bir Aspirin alacaksanız bunu akşamları alın, bunun nedeni Aspirinin vücutdan atılma süresi 24 saati bulduğundan kalp krizinin en yoğun olduğu sabah saatlerinde hala Aspirinin etkisi kalmış olacaktır.

Genelde kalp krizinin belirtilerini sol kolda uyuşma olarak tanımlanır oysa başka belirtilerib de mevcuttur. Çenede yoğunlaşan ağrı, bulantı, terlemede sıklıkla görülmese de bu belirtilerden sayılmaktadır.

Bazı hallerde hiç ağrı olmadan da kalp krizi geçirenler oluyor, hatta uyanmadan uykuda kalp krizi geçirenler bile olmakta. Bu sayıda az değil %60 civarında…

Eğer derin uykunuzda göğüs ağrısıyla uyanacak olursanız hemen ağzınızda iki Aspirin çiğneyin ve bunu suyla için..

Ve hemen yakınlarınıza haber verin sizi hastaneye kaldırsın.

Ankara Gündemini Sarsan Kulis! Bu iddia yenilir yutulur gibi değil

Yeniçağ Gazetesinde şok eden bir yazı yer aldı.

Yeniçağ gazetesi yazarı Ahmet Takan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında ilginç bir iddia ortaya attı.Takan, Soylu’nun Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak ile şiddetli geçimsizlik yaşadığını, kabine revizyonunda operasyona maruz kalma ihtimalinin konuşulduğunu belirtti.

Dahası Takan, Soylu’nun fırsatını bulsa Erdoğan’ın karşısına aday olarak çıkabilecek faaliyet yürüttüğünün iddia edildiğini aktardı.

Takan’ın yazısının o kısmı şöyle;AKP’de çalkantılı bir diğer durum da, Meclis bütçe görüşmelerinin ardından beklenen kabine revizyonu. Tabii olarak isimler havalarda uçuşuyor.Fakat, üzerinde en fazla durulan isim, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu.

Parti teşkilatı içinde faaliyetleri (!) saray tarafından yakından takip ettirilen, damat Berat Albayrak ile şiddetli geçimsizlik sorunu olan Süleyman Soylu’nun da bir operasyona maruz kalıp kalmayacağı hararetle takip ediliyor.AKP içinde işi çok daha ileriye götürüp, “Süleyman Soylu öyle bir teşkilatlanıyor ki, en ufak bir fırsatını bulsun reisin karşısına aday olarak çıkar” diyenler bile var.Hatta, bu faaliyetleri Erdoğan tarafından çok yakından bilindiği için, “Soylu’nun son zamanlardaki aşırı agresifliğini göze girme çabaları”na bağlayanlar da…Kaynak: Ankara Gündemini Sarsan Kulis! Bu iddia yenilir yutulur gibi değil.

Anar Anketinde Çıkan Sonuç Şok Etti! Oy oranı Akşener’in bile üstünde…

ANAR Araştırma Şirketi’nin sahibi İbrahim Uslu, 3 Kasım 2019’dan 24 Haziran 2018’e çekilen cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili olarak değerlendirmelerde bulundu.

Anketlerde 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün oy oranının yüzde 48.5’a yakın olduğunu gördüklerini belirten Uslu, “Sayın Gül bir partinin adayı olmak istemiyor. Muhalefetin ortak adayı olması durumunda adaylığa sıcak bakacağını düşünüyorum” ifadesini kullandı.

Habertürk’te Kübra Par’ın sorularını yanıtlayan Uslu, Abdullah Gül’ün oy oranlarına ilişkin olarak da şu bilgileri verdi:

– Adayların oy oranlarına baktınız mı? Kemal Kılıçdaroğlu, Abdullah Gül, Meral Akşener, Yılmaz Büyükerşen, İlhan Kesici… Muhalefet bir isimde uzlaşırsa ismi zikredilen bu isimler arasında en yüksek şansa sahip aday kim sizce?

Ölçümlerimizde, muhalefet içinde en yüksek oy alan isim Sayın Gül’dü.

– Kaça tekabül ediyor?

Rakamları hatırlamıyorum ama yüzde 48.5’i en fazla ölçüde toparlayan aday Sayın Gül’dü. HDP tabanının oy vermeye en sıcak baktığı aday Sayın Gül olduğu için kendisi saymış olduğunuz diğer adaylara göre ön plana çıkıyor.

– Ama Abdullah Gül’ün aday olmasının CHP’nin kemikleşmiş kitlesinde bir Ekmeleddin İhsanoğlu tepkisi yaratabileceği söyleniyor…

Orada CHP’nin Sayın İhsanoğlu’na haksızlık ettiğini düşünüyorum. Aslında Sayın İhsanoğlu aday olduğu için ne CHP ne MHP tabanında iddia edildiği gibi bir fire olmadı. O dönemde CHP ve MHP’yi üst üste koyduğunuzda 38 civarı bir oyları vardı. Sayın İhsanoğlu da 38 aldı. Seçmen disiplini en yüksek olan iki parti var:

Biri CHP, diğeri HDP. Aday kim olursa olsun, partileri aday gösterdikten sonra oy verirler. CHP, tabanına çok ters isimleri milletvekili ya da belediye başkan adayı yaptı ve firesiz bütün oyları aldılar. Mansur Yavaş, CHP tabanının asla ve asla benimsemeyeceği bir adaydır. Çok tescilli bir ‘ülkücü’den bahsediyoruz. Ankara’daki aşırı sol gelenekten gelen CHP seçmenleri bile firesiz Mansur Yavaş’a oy verdiler. CHP seçmeni, eğer partisi rakibini alt etmek için kendi geleneğinden gelmeyen bir aday gösterirse ona oy veriyor.

– Gül’ün adaylığı konusunda son duyumlar ne yönde?

Gördüğüm kadarıyla Sayın Gül bir partinin adayı olmak istemiyor. Muhalefetin ortak adayı olması durumunda adaylığa sıcak bakacağını düşünüyorum. Ama muhalefet ortak aday olarak Sayın Gül’ü göstermezse, tek başına bir partiden aday olmayı uygun bulmaz.

– Saadet’ten aday olur mu?

Yüzde 0.6 oy oranı olan Saadet Partisi’nin adayı olması için hiçbir neden yok.

– CHP parti yönetimi Gül’ün adaylığını ister mi?

CHP’nin ikna olması bir şeyi değiştirmiyor. Burada İYİ Parti’nin ve Sayın Akşener’in duruşu çok önemli. Sayın Akşener seçim tarihi açıklandıktan sonra 100 bin imzayla aday olacağını açıkladı. Elbette ki bir partinin genel başkanıdır ve aday olma hakkı vardır. Kimse bundan dolayı onu suçlayamaz. Ama adayını ilk açıklayan İYİ Parti olduğu için süreci akamete uğratan o oldu. Akşener adaylığını açıklayınca bu sefer CHP kiminle ittifak yapacak? Geriye binde 6’lık Saadet kaldı. HDP ile de ittifaka kendi tabanından hiç kimse sıcak bakmıyor. Dolayısıyla CHP’nin ittifak yapacağı oy potansiyeli yüksek bir aktör de kalmadı.

Bayrakçı’nın Erken Seçim Açıklaması şoke etti! : 65’e 35 biter

SONAR araştırma şirketi sahibi Hakan Bayrakçı’nın erken seçim açıklamaları çok konuşulacak. Muhlafetin cumhurbaşkanı adaylarıyla ilgili konuşan Bayrakçı, ‘Açıkçası iki ayda doğru dürüst muhtar seçemezsiniz’ dedi.
SONAR araştırma şirketi sahibi Hakan Bayrakçı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçimin favorisi olduğunu belirterek, muhalefetin kazanma ihtimali için kafasındaki senaryoyu tekrarladı.
Bayrakçı, “Benim tarifimin dışında aday çıkarttığı an seçim bitmiştir 60 günü beklemeye gerek yok. Söyleyim size hem de. 65’e 35 biter.” dedi.

24 Haziran’da yapılacak erken seçimin konuşulduğu CNN Türk canlı yayınında SONAR araştırma şirketi Başkanı Hakan Bayrakçı’nın açıklamaları programa damga vurdu.

Sunucu Ahu Özyurt’un “Muhalefetin zaman dezavantajını kapatabilmek için yapabilecekleri bir şey var mı?” sorusuna Bayrakçı şu yanıtı verdi:

İKİ AYDA MUHTAR SEÇEMEZSİNİZ

“Muhalefete üzülerek bakmak lazım. Çünkü düşünsenize iktidar ittifakının adayı 16 senedir bütün seçimleri çift misli fark bindirerek kazanan bir cumhurbaşkanı. Her kelimesinde bir ayrıcalık var. Muhalafetin de söyleyeceği bir şeyler var. O kadar. Peki iki ayda ne söyler muhalefet neyi hazırlar? Açıkçası iki ayda doğru dürüst muhtar seçemezsiniz. Yerel seçimde iki ayda muhtar seçmeye kalkın zorlanırsınız. Şartlar bunlar.”

BENİM TARİFİMİN DIŞINDA ADAY ÇIKARTTIĞI AN SEÇİM BİTMİŞTİR

Muhalefet partilerinin cumhurbaşkanı adaylarıyla ilgili senaryolara değinen Bayrakçı sözlerine şöyle devam etti: “HDP’nin bir aday çıkarması halinde Saadet İyi Parti ittifakında da bir de buna Demokrat Parti, Adalet Partisi, Doğru Yol Partisi de olabilir, o ittifak. CHP’den de ittifaktan ziyade son düzlüğe adayı kalırsa ilk turda yüzde 50’nin üzerine çıkamayacaksa, o zaman son düzükte Meral Akşener mi yoksa CHP’nin adayı mı finale kalır.

Benim tarif ettiğim ya da bir çoklarının tarif ettiği kalıplardaki adaysa onun finale kalması olasılığı daha yüksek olacak. Nedir o? Bir defa çok iyi ekonomi bilecek. Toplumun bütün kesimlerinden oy alabilecek bir pozisyonda olması lazım. Bir de aday gösterildiği partiden olması lazım. Bunların hepsine uyan bir kişi var demiştim.

SEÇİM KAZANILIR DEMİYORUM SEÇİM KAZANMA İHTİMALİ BELİRİR

Tarif ettiğim resme bir tek kişi uyuyor. Dolayısıyla şu an seçeneksiz muhalefet. Benim tarifimin dışında aday çıkarttığı an seçim bitmiştir 60 günü beklemeye gerek yok. Söyleyim size hem de. 65’e 35 biter. Benim dediğim senaryo ile seçim kazanılır demiyorum ben. Seçim kazanma ihtimali belirir. Öbür şartlarda ihtimal yok. Onu de herkes bilsin. Başka türlü adaylarla seçimi unutun zaten.”

BAYRAKÇI’NIN ADAY İLHAN KESİCİ

Geçtiğimiz aylarda Habertürk’te katıldığı bir programda konuşan Hakan Bayrakçı, “Bu yarış da ikincilik yarışıdır. Ancak İlhan Kesici aday gösterilirse, yüzde 52-53 oy olma ihtimali vardır. Meral Akşener’in milliyetçiliği yüzünden eksi puanları var” ifadesini kullanmıştı.

Bülent Ersoy’un 37 Yıl Boyunca Türkiye’den sakladığı sırrı ortaya Çıktı !

Yeşilçamı’ın duayenlerinden yapımcı Türker İnanoğlu, verdiği demeçlerle gündem olmaya devam ediyor. Sözcü’den soysal’a verdiği röportajla gündem sarsmaya devam ederken, yıllar önce Bülent Ersoy’un ameliyatla, kadınlıktan erkekliğe geçiş sürecinde yaşadığı sırrını ortaya döktü.

Geçtiğimiz günlerde Türkan Şoray ve Cüney Arkın ile ilgili anılarını anlatmıştı. “Bülent kadın olmasaydı bugün daha tepede olurdu” diyen İnanoğlu şimdi de Bülent Ersoy’u nasıl keşfettiğini ve Bülent Ersoy’un cinsiyet değiştirmek için İngiltereye gittiği süreçte yaşadıklarını ve tanık olduklarını anlattı. İşte İnanoğlu’nun hiç bilinmeyenleri anlattığı çarpıcı röportajıBÜLENT ERSOY BESMELESİZ KONUŞMAZMIŞ: Fahrettin Aslan geldi bir gün. Dedi ki; “Bir çocuk buldum. Müthiş bir şey! Onu ben Gönül Akkor’un altında çıkaracaktım. Ama Gönül kapris yaptı. Ben bunu assolist yapacağım, sen de bununla bir film yap!” O dönemde televizyon yok.

Bülent’in oralarda da (Anadolu’da) tanınmasını istiyordu. Bu da ancak bir filmde başrol oynayarak olacaktı. “Bakarım” dedim. Birkaç gün sonra elinde bir buket çiçekle Bülent Ersoy geldi. Gelir gelmez elimi öptü. Gayet terbiyeli, mazbut… Sürekli Bismillahirrahmanirrahim diyen bir adam.

Ertesi akşam sahneye ilk çıkış galası varmış beni davet etti. Birkaç arkadaşımı alıp gittik Maksim’e… Müthiş bir ses, yakışıklı, incecik bir delikanlı. Çok hoşuma gitti… Seyirci de çok sevdi. Büyük bir yıldız olacağına kani geldim ve Sıralardaki Heyecan diye bir film projem vardı.

Bülent Ersoy ve Gülşen Bubikoğlu’nun başrolünü oynadığı filmi çektim. Çok büyük iş yaptı film. Ölmeyen Şarkı, Şöhretin Sonu, İşte Bizim Hikayemiz adlı dört film daha yaptım. Yıllar sonra da kadın olduktan sonra Biz Ayrılamayız ve İstiyorum’u çektim Bülent’le. Hepsi de büyük iş yaptı ve o filmler Bülent’i bütün Türkiye’ye tanıttı.

BÜLENT KADIN OLMASAYDI DAHA TEPELERDE OLURDU: Bu kadınlık hormonlarından dolayı şişmanladı. Fiziğiyle iyi bir tesiri olmadı. Ayrıca ülkemizde Emel Sayın, Behiye Aksoy, Gönül Akkor, Muazzez Abacı, Seçil Heper gibi çok star kadın sanatçı vardı, ama erkek sanatçıda bir boşluk vardı…

Bülent’in erkek oyuncu olarak yaptığı filmler çok beğenildi ve sükse yaptı. Çok da esprili bir delikanlıydı! Bu sete de yansırdı…

NİYE BAKACAKMIŞIM SAPIK MIYIM BEN: Gülşen’le Bülent’in bir aşk sahnesi çekimi yapılıyor. Bülent’in yakın planı çekilirken Gülşen’e değil sürekli sağ tarafa bir yere bakıyor. Yönetmen Orhan Aksoy; “Gülşen’in gözüne bak, gözüne!..” diyor ha bire. Samim diye bir asistan vardı. Yakışıklı çocuktu. Gülşen’in arkasında sağ tarafta duruyordu. Bülent asistandan gözünü alamıyor!Orhan Aksoy’un içine sinmiyor, sahne tekrarlanıp duruyor. En sonunda yönetmen bağırdı: “Gülşen’in gözünün içine bakacaksın” diye! Bülent bir parlıyor: “Niye bakacakmışım!.. Sapık mıyım ben (!), Biliyorum bakacak yeri ama o oralı değil” diyor. Bu espri seti kırdı geçirdi.

HASTANEDE REHİN KALMIŞ: Aradan zaman geçti… Bülent kadın olmak için İngiltere’de bir hastane ile anlaşıyor. Fahrettin Aslan’dan biraz para alıp gidiyor. Paranın tamamını alamıyor. Çünkü o zaman öyle çok parayla yurtdışına çıkmak, bankadan havale yapmak filan yok, yasak! Fahrettin Aslan paranın kalanını arkadan yollayacak. Yatıyor hastaneye, ameliyatını oluyor.

O sırada İstanbul’da Bülent’in annesi elinde Kuran-ı Kerim, Fahrettin Aslan’a geliyor! “Kuran’a el basacaksın. O parayı vermeyeceksin Bülent’e! Ameliyat olmasın” diyor. Fahrettin Aslan; “Söz verdim ama” filan dese de, annesi asla kabul etmiyor. Çaresiz kalıyor, “Peki” diyor.

Bülent hastanede. Hiçbir şeyden haberi yok. Paranın devamı gelmiyor. Arıyor, ama Fahrettin Aslan çıkmıyor telefonlarına. Deliriyor! Hastanede rehin kalıyor. Bülent bir gece yarısı evden beni aradı. Benim hiçbir şeyden haberim yok tabii.Dedi ki; “Fahrettin Aslan bana büyük kötülük yaptı! Parayı göndereceğim dedi, göndermedi. Para gelmezse hastaneden çıkamayacağım rehin kaldım. Bu parayı sen gönderebilir misin?..” Gülşen (Bubikoğlu) çok üzüldü: “Yazıktır, bir şeyler yap” dedi.

Nasıl göndereyim, bu parayı çıkarma imkanı yok, elden götüreceğiz. Londra’da Moiz adında bir dostum var, onu aradım. Dedi ki; “Sen gel al parayı. Ben aracıya para vermem!” Gülşen, Nevzat abla, ben kalktık gittik Londra’ya. Nevzat abla dediğim; Nevzat Okçugil… Çok yakınımdı benim. Parayı verdim, ameliyatını oldu.

Adnan Menderes’in Celladını Biliyor musunuz ? Çok şaşıracaksınız !

Adnan Menderes’in de içinde bulunduğu THY uçağı, Londra’da inişe geçtiği sırada düşer..Uçaktaki 21 kişiden 14’ü hayatını kaybetmiştir… Kurtulan 7 kişiden biri de Adnan Menderes’tir..Türkiye’ye dönüşünde Sirkeci Garında büyük bir devlet töreni ile karşılanır Menderesi Karşılayanlar arasında CHP Genel başkanı İsmet İnönü bile vardır ama…En ilginç olay bundan sonra… Adnan Menderes perona ayak bastığında insanlar yüksek boyutlu bir dalga gibi gidip gelirler.. O sırada kalabalığı eline bıçakla yaran bir adam ensesinden tuttuğu beş-altı yaşındaki bir erkek çocuğunu Başbakan’ın ayaklarının dibine yatırır…

Herkesin şaşkınlıktan kanı donmuştur…Bu adam, Menderes’in şaşkın bakan gözlerinin içine diktiği gözlerini devirerek: “Seni bize ALLAH bağışladı. İzin ver oğlumu senin için ALLAH’a kurban edeyim” diye bağırır…Adamla Menderesin bakışmaları esnasında adam bir an şaşkınlığa düşünce, onun bu şaşkınlığını fırsat bilen emniyet görevlileri yetişir ve çocuğu adamın elinden kurtarırlar.O olaydan tam 18 ay sonra… Takvimler 17 Eylül 1961’i gösterdiğinde… Adnan Menderes idam sehpasının merdivenlerini çıkar, titrek adımlarla… Ölümle yaşamı birbirine bağlayan sandalyenin konduğu masanın ayakları, olması gerekenden daha yüksek…Cellât gelip… Menderesin ayaklarının altındaki sandalyeyi çeker, tam sekiz dakika sürer…

Adnan Menderes’in ayaklarının altındaki iskemleyi çeken adam kimdi biliyor musunuz?.. Bilmeyenler için söyleyeyim:Sirkeci Garında çocuğunu Menderes için kurban etmek isteyen adamdı: Üsküdarlı gece bekçisi Kara Kemal (Ayson)… İnsanoğlu ne yazık ki budur…

Adnan Menderes kimdir?

Adnan Menderes, 27 Mayıs darbesini yapan cuntacıların kurduğu Yüksek Adalet Divanı’nda 9 ay yargılandıktan sonra idam cezası aldı. Bugün Adnan Menderes’in idamının üstünden ise tam 54 yıl geçti. 17 Eylül 1961 yılında İmralı Adası’nda asılarak idam edilen Adnan Menderes kimdi? Neden idam edildi? İşte, Türkiye’nin en karışık olaylarını yaşandığı dönemde başbakanlık yapan Adnan Menderes’in hayatı…

Tam adı Ali Adnan Ertekin Menderes olan Adnan Menderes, 1899 yılında Aydın’da varlıklı bir çiftçinin oğlu olarak dünyaya geldi. Okul hayatına, İzmir İttihat ve Terakki Mektebi’nde başlayan Menderes, eğitimini daha sonra İzmir Amerikan Koleji’nde devam ettirdi. 1931 yılında CHP Aydın milletvekili seçildikten sonra ise Ankara Hukuk Fakültesi’ne girerek, 1935 yılında mezun oldu. Yedek subay eğitimi almasına karşı, Birinci Dünya Savaşı’na sıtma hastalığına yakalandığı için katılamayan Menderes, Kurtuluş Savaşı’nda gösterdiği başarılardan ötürü İstiklal Madalyası almaya değer görüldü. İzmir’in ünlü ailelerinden, Evliyazade Fatma Berin Hanım ile 1929 yılında evlendi ve Yüksel, Mutlu, Aydın olmak üzere üç oğlu oldu.

Cumhuriyet Halk Partisi dönemi

Adnan Menderes, 1930 yılında kısa süreli de olsa Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın bir kolunu organize etti. Partinin kendini feshetmesinden sonra ise Cumhuriyet Halk Partisi’ne geçti ve 1931 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’nden Aydın milletvekili olarak seçildi. Menderes, o dönemlerde en sert çıkışını, “çiftçiyi topraklandırma yasası” görüşülürken yaptı. Bu çıkış sonrasında ise Menderes, parti içi muhalefetten dolayı 1945 yılında CHP’den ihraç edildi.

Yeni parti heyecanı

CHP’den 1945 yılında Celâl Bayar, Fuad Köprülü ve Refik Koraltan ile birlikte ihraç edilen Menderes, Demokrat Parti’yi kurdu. 1947’de yapılması gereken seçimler CHP tarafından bir yıl öne alındı. 1946 yılında CHP yüzde 85 oy ile seçimi kazandı. Menderes Demokrat Partisi aracılığı ile Kütahya milletvekili olarak tekrar meclise girdi. ‘Beyaz Devrim’ olarak adlandırılan 1950 seçimlerinde hilesiz hurdasız olarak DP genel başkalığına seçildi. On yıl başkanlık etti. Bu on yıllık sürede Türkiye’de çok ciddi olaylar gelişti.

6-7 Eylül olayları

Türkiye siyasi tarihine 6-7 Eylül olayları olarak geçen, azınlıklara karşı gerçekleştirilen olaylarda Menderes’i yıpratan sürecin içinde en önemlilerinden biri olarak gösteriliyor. Kıbrıs konusunda Londra’da ikinci tur görüşmeler yapılırken, 6 Eylül 1955 gecesi İstanbul’da bazı gazetelerin Selanik’te Atatürk’ün evine bomba atıldığını yazması üzerine özelikle Rumlara karşı yönelen olaylarda, 73 kilise, 8 ayazma, 1 havra, 2 manastır, 4 bin 340 dükkan, 110 otel ve lokanta, 21 fabrika ve 3 bin 600 ev saldırıya uğradı, 1 papaz olaylar sırasında öldürüldü. Bu olaylar sebebiyle TBMM olağanüstü toplandı. Hükümet adına konuşan Başbakan yardımcısı Fuad Köprülü hükümetin olaylardan haberi olduğunu ancak gün ve saatinin muayyen olmadığını açıkladı.

Öğrenci hareketleri ülkeye karıştırdı

1960 yılında talebe hareketlerinin fazlalaşması, hoşnutsuz grupların devleti devamlı memleketi iç karışıklıklara sürüklemesi sonucu, Silahlı Kuvvetlerin ihtilal yapmasına sebep oldu. TSK’nın 27 Mayıs 1960 günü açıklama yaptığı sırada Eskişehir’de bulunan Adnan Menderes ve yanında bulunan siyasetçi arkadaşları tutuklanarak, Ankara’ya getirildiler. Ankara’da bir süre tutulan Menderes, sonra Yassıada’ya yargılanmak üzere gönderildi.

Yüksek Adalet Divanı’nın idam kararı

27 Mayıs darbesini yapan cuntacıların özel olarak kurdukları mahkeme olan Yüksek Adalet Divanı, 9 ay 27 gün boyunca Menderes ve beraberindeki siyasetçileri yargıladı. Yargılama süreci sonunda 14 kişinin idamına, 31 kişinin de ömür boyu hapse mahkum edilmesine karar verdi. Ancak, Cemal Gürsel başkanlığındaki Milli Birlik Komitesi; Celal Bayar, Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu dışındakilerin idam cezasını affetti. Celal Bayar’ın cezası yaş haddi nedeniyle ömür boyu hapse Geri kalan 418 sanığa ise 6 ay ile 20 yıl arasında değişen hapis cezaları veya beraat kararı verildi.

İmralı Adası’nda son gün

Menderes, hakkında karar, Milli Birlik Komitesince onaylanınca, 17 Eylül 1961’de İmralı Adası’nda idam edildi. 29 yıl sonra ise bir kararla 17 Eylül 1990 yılında naaşları Cumhurbaşkanı ve devlet erkanın katıldığı bir törenle İmralı’dan alınarak, İstanbul’da Adnan Menderes Bulvarı Topkapı çıkışında yapılan Anıt Mezara nakledildi.

Menderes’e yöneltilen suçlamalar

Menderes, 13 ayrı davadan yargılandı ve Bebek Davası dışındaki bütün davalardan suçlu bulundu.-Örtülü ödenek paralarını zimmetine geçirmekten yargılandı. -6-7 Eylül Olayları’na önceden haberi olduğu halde müdahale etmemek. -Kurulan bir örgütü (Vatan Cephesi) başka bir sınıf üzerinde baskı aracı olarak kullanmak. -Vinileks firmasına Türkiye Vakıflar Bankası’ndan kredi verdirmekle suçlandı. -İstanbul’da Bulvar ve yol açmak için pek çok vatandaşın evini, parasını geciktirerek ya da hiç ödemeden istimlak etmek.

-Kanuna aykırı olarak üniversite basmak ve halka ateş açtırtmak. -Bazı muhalefet milletvekillerinin ve muhalefet liderinin seyahat özgürlüğünü kısıtlamak. -Döviz Yasası’nı ihlal etmek. -Devlet radyosunu siyasi çıkarları için kullanmak. -Halkı Demokrat İzmir gazetesinin matbaasını tahrip etmeye teşvik etmek. -Kırşehir’in haksız olarak ilçe yapılması. -Yargı bağımsızlığının ihlali. -1957 seçimlerinin erkene alınarak, kanuna aykırı olarak tarihinin değiştirilmesi. -Tahkikat Komisyonu’nun kurulup olağanüstü yetkilerle donatılması. -CHP’nin mallarına “haksız” yere el konulduğu iddiaları. -Anayasa ihlali.

Hırsız Var Sanıp Kızının Odasına Girince..Şok Oldu.!!

İSTANBUL Gaziosmanpaşa’da gece yarısı yan odadan sesler duyan anne F.Ş., kızının odasına girince gördüğü manzarayla cinnet geçirdi.Kızını yatakta sevgilisi ile basan anne, elindeki bıcakla dehşet saçtı

Yaralanan sevgili Volkan T. kaçarken kan kaybından öldü. Genç kız ise kendini balkondan atınca canından oldu. İstanbul Gaziosmanpaşa’da 6 katlı binanın dublex katında meydana gelen üzücü olay iddialara göre şöyle gerçekleşti

Pazar gecesi misafirlikten erken dönen anne F.Ş., kızı S.Ş.’nin odasında gürültü duyunca ‘Eve hırsız girdi’ korkusuyla mutfaktan bir bıçak aldı. Kızının odasına giden F.Ş., odadan gelen sesler üzerine kapıyı zorla açtı.

Ancak anne, karşısında hırsız yerine kızının sevgilisi Volkan T.’yi buldu. Şok geçiren anne elindeki bıçakla kızının odasında bulunan Volkan T.’ye saldırdı.

SEVGİLİ KAN KAYBINDAN, KIZI BALKONDAN ATLAYINCA ÖLDÜ

Annesine engel olmaya çalışan S.Ş., elinden yaralanırken, Volkan T., aldığı bıçak darbeleriyle yaralı olarak evden kaçmayı başardı. Sokakta kaçarken yığılıp kalan Volkan T. kan kaybından yaşamını yitirdi. Genç kız ise evin balkonundan aşağıya atlayınca öldü.

Komşuların sesler üzerine polise haber vermesiyle ortaya çıkan olayda, anne F.Ş., Volkan T.’yi bıçaklarken elinden aldığı yaraları tedavi ettirmek için gittiği hastanede yakalandı.2

BIÇAK BULUNDU, ‘GENÇ KIZ ATILDI’ İHTİMALİ DE DEĞERLENDİRİLİYOR

Olayla ilgili anne F.Ş. ve baba M.Ş. gözaltına alınırken, yapılan incelemelerde Volkan T.’nin göğüs tarafından 4, sırtından ise 2 bıçak yarası aldığı belirlendi.

Olay yerinde iki ayrı bıçak bulunurken, polis genç kızın balkondan atılmış olabileceği ihtimalini değerlendiriyor. Anne ve baba ise sorgularının ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Aynı mahallede oturan iki gencin cenazelerinin toprağa verildiği öğrenildi