Erdoğan Barzani’nin ipini neden çekmiyor?

Barzani yönetiminin Kerkük’te aldığı askeri ve siyasi bozgunun ekonomik etkileri de belirmeye başladı.
Barzani yönetiminin Kerkük’te aldığı askeri ve siyasi bozgunun ekonomik etkileri de belirmeye başladı. Dünyanın en büyük emtia borsaları ve şirketlerinde Kürt bölgesel yönetiminin aldığı milyarlarca dolarlık petrol karşılığı borcun ödenmeme riski konuşulmaya başlandı.

Yaklaşık 3,5 milyar dolarlık borcun düzenli ödenmesi için Kuzey Irak’tan Kerkük-Ceyhan boru hattı ile yapılması gereken günlük petrol nakliyatının kabaca 600 bin varil civarında olması gerekiyor.

Ancak Irak hükümetine bağlı güçler tarafından, Bai Hassan ve Avana petrol sahalarının Kürt Bölgesel Yönetimi’ne bağlı güçlerden bu hafta geri alınmasıyla Ceyhan’a gelen sevkiyatın dün erken saatlerde kısa süreliğine kesildiği, boru hattından bugün günde 240 bin varil düzeyinde petrol geçtiği belirtildi.

Dünyanın en büyük petrol şirketlerinden Vitol Grup Başkanı Ian Taylor’ın Bloomberg Televizyonu’na verdiği mülakatta “Petrol üretimi devam etse de kısa vadede durum belirsiz gözüküyor. Burada riskin en büyüğü ise 500 bin varillik sevkiyatın görülmemesine ek olarak akışın daha da azalması.” demesi gözlerin Kuzey Irak yönetimi üstünde olduğunu gösterdi.

Bu hafta Londra’da toplanacak olan yıllık “Petrol ve Para” isimli konferansta da Barzani yönetiminin düşen petrol sevkiyatına paralel aldığı borçları nasıl ödeyeceği konuşulacak. Ancak hem Kuzey Irak hem de Bağdat’ın petrolde karşılıklı bağımlı olmalarının üretimin artırılması için önemli olduğu da vurgulanıyor.

Bugün Londra kökenli Energy Aspects Ltd.’den Richard Mallinson’ın müşterilerine gönderdiği bilgi notunda şunlar yazıyordu: “Kuzey Irak yönetimi Rosneft, Trafigura, Vitol ve Glencore gibi birçok şirketle ön ödemeli anlaşmalar yaparak petrol akışı karşılığında borç alarak ekonomisini ayakta tutmaya çalışıyor. Eğer Bağdat yönetimi petrol ihracatının çoğunu kontrol ederse, Kuzey Irak yönetimi devam eden anlaşmalara yönelik yükümlülüklerini yerine getiremeyecek ve yeni anlaşmalar yapamayacaktır.”

Kuzey Irak’ta yaşanan bu çalkantı sadece petrol şirketleri ile sınırlı kalmayabilir zira bu riski bankalarla beraber birçok yatırımcı paylaşmış durumda. Örneğin Glencore, Kürt yönetimine 5 yıl vadeli yüzde 12’lik kuponlu senet karşılığında 500 milyon dolar borç vermiş durumda. Kuzey Irak yönetiminin borçlarını ödeyememesi batılı finans çevrelerinde oldukça gürültü çıkartabilir.

Bugüne kadar çok sert ekonomik yaptırımları gündeme almayan Türkiye’nin petrol boru hattını kapatması savaşa gerek kalmadan Barzani yönetiminin iflası anlamına gelebilir. Böyle bir durumda yoğun bakıma girecek olan Barzani yönetiminin ABD’den uçaklarla gelecek para ile ne kadar yaşayabileceği ise belirsiz.

Trump’ın Irak’ın işgalinin yanlış olduğuna dair görüşleri ve son Kerkük krizinde tarafsız olduğunu belirtmesi de krize girecek Kuzey Irak yönetimine ABD yardımının da “çantada keklik” olmadığını gösteriyor.

Şimdi akıllardaki soru şu: “Erdoğan Barzani’nin ipini neden çekmiyor?”

Yararlanılan kaynaklar: Aydınlık, Bloomberg/Reuters

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir